Başın üzerinde yeri vardır misafirin. Ne de olsa misafir bir yerse, kırk bırakır arkasında. Bereket misafirin yediğindedir. Misafirler, kahvelerini içerken kırk yıl sürecek bir hatırın da kapısını açarlar. Anadolu’da değişen bütün o şeylere inat, kalbe giden yol hala mideden geçer. Sofralar kurulur, misafirler mutlu kalktığı bir sofradan, ev sahibi için de bir misafirlik dileyerek ayrılır.…

Bugüne kadar yer yüzünde sayısız sofralar kurulup dağılmıştır; bugünden sonra da kurulup dağılacak bir hayli sofralar vardır. Biz bunların içinde, edebiyat tarihine mal olmuş Cemşid’in sofrasıyla felsefe tarihine geçmiş Eflatun’un sofrasını biliyoruz. Öteki sofralardan, onlarda ne yenilip içildiğinden haberimiz yok. Ancak hepsinin üstünde bir şöhret taşıyan Gazi’nin sofrasını tanıyoruz ki ettiği geniş mana bakımından, milli…