Paris, Venedik ve İstanbul, Agatha’da Birleşiyor

1
3121

Tarihi Pera Palace Hotel’in adını ünlü İngiliz polisiye roman yazarı Agatha Christie’den alan ana restoranı Agatha, Orient Express’in güzergahındaki en önemli duraklar olan Paris, Venedik ve İstanbul’dan hareketle, Fransız, İtalyan ve Türk lezzetlerini incelikli bir servis anlayışıyla biraraya getiriyor.

14 Eylül, 2010- Türkiye’nin ilk uluslararası oteli olan tarihi Pera Palace Hotel, iki buçuk yılı aşkın süren restorasyon ve renovasyon çalışmalarının ardından 1 Eylül de hizmete girdi. Açıldığı 1895 yılından bu yana şehrin yiyecek-içecek sahnesini etkilemiş, İstanbul’un en uzun soluklu, en sevilen mekânlarını bünyesinde toplamış olan otel, üst düzey lezzet ve kusursuz hizmeti bir araya getiren gastronomi mirasını bugüne taşıyor. Pera Palace Hotel, tarihine ve eşsiz mimarisine ek olarak, yeni ana restoranı Agatha ile yerli ve yabancı konuklarını ağırlıyor.

İsmini, dünyanın en tanınmış polisiye roman yazarı Agatha Christie’den alan restoranın başında, şef J.W Maximilian Thomae bulunuyor. 80 kişi kapasiteli Pera Palace Agatha, Fransız, İtalyan ve Türk lezzetlerini, en kaliteli malzemeleri modern ve klasik tekniklerle birleştirerek, şık bir atmosferde misafirlerin beğenisine sunuyor.

Alaska Yengeç ile Doldurulmuş Marine Karides, Ahtapot Üçlemesi gibi başlangıçlarla açılan ‘A la carte’ mönüde, masada hazırlanan Alevli Domates Çorbası ve Safran Aromalı Enginar Çorbası da bulunuyor. Dana ‘Saltimbocca’ Şiş, Mesir Macunu ve Süt İle Marine Edilmiş Kuzu Sırtı, Fırınlanmış Ördek Göğsü, Pera Palace Piliç, Fırında Lagos Balığı Filetosu, ‘Ratatoille’ Üzerinde Deniz Levreği Tava gibi ana yemeklerle süren mönüde, özel pizza fırınından çıkan lezzetlere de yer veriliyor.

Agatha’nın tatlı çeşitleri de iştah kabartıyor; Portakal Mus Dolgulu İtalyan Bezesi, Amaretto Sos Üzerinde Kızarmış Taze İncir Tatlısı, Türk Kahvesi Aromalı Profiterol, Çarkıfelek Meyveli Muhallebi, Kestane Şekerli Baklava, Gofret Pierre Loti’nin yanı sıra; pasta arabasından da seçim yapılabiliyor. Yemeğini peynir çeşitleri tabağı ile taçlandırmak isteyenler, zengin dijestif çeşitlerinden de seçim yapabiliyor.

A la carte mönüsünün yanı sıra; her ay özel bir degüstasyon mönüsü de sunan Agatha, restoranın girişinde yer alan özel şarap kavı ve şefleri izleyip sohbet edilebilen şov mutfağıyla, İstanbul’un yeme içme sahnesine yeni bir soluk getiriyor…

Kaynak: Food in Life Gastronomi Yayınları

Yorumlar

yorum

1 YORUM

CEVAP VER