Özellikle kış aylarında sofralardaki yerini alan lahana, hem çiğ hem pişmiş olarak ülkemizde yoğun olarak tüketilen bir sebzedir. Turşusu, dolması, salatası, kapuskası ile sofralara bereketli bir zenginlik sunar. Bu bitki çok eskiçağlar­da, Avrupa’nın güneybatı kesimlerinde ken­diliğinden yetişen yabani lahanadan (Brassica oleracea) türetilmiştir. Aslında yabani lahana, yalnızca lahananın değil gene sebze olarak yararlanılan başka pek çok tarım bitkisinin de atasıdır. Bunların başında Brüksel lahanası, kara lahana, alabaş lahana, karnabahar ve brokoli gelir.

Turpgiller (Brassicaceae) familyasında yer alan yabani lahana yaklaşık 60 santimetreye kadar boy atabilen, açık sarı çiçekli, sert saplı ve geniş yapraklı bir bitkidir. Oysa bundan geliştirilen tarım bitkileri birbirinden çok değişik ve farklı özelliklere sahiptir. Nitekim bu farklılık bitkilerin sebze olarak yenen bölümlerinde de ortaya çıkar. Örneğin, laha­nanın ve Brüksel lahanasının üst üste binişe­rek sık bir baş oluşturan, kara lahananın ise baş oluşturmayıp, seyrek demetler halinde bulunan yaprakları yenir. Buna karşılık kar­nabahar, bitkinin etlenerek kalınlaşmış çiçek­leridir. Brokoli denen sebze ise karnabahar gibi çiçekleri yenen bir çeşittir. Alabaş lahana ise öbürlerinden farklı olarak yaprak ya da çiçekleri için değil gövde­sinin alt bölümüne doğru geliştirdiği, şalgam benzeri yumruları için dikilir.

Lahananın yaprakları yukarı doğru büyüyemeyen bir gövdenin ucundaki sürgün ya da tomurcuğun etrafında üst üste kapanarak gelişir. Yapraklar bir yandan besin depolayıp etlendikleri için lahana genellikle yuvarlak biçimli sıkı bir baş halini alır. İşte bu yüzden lahanaya “baş lahana” da denmektedir. Laha­nanın başlıca kırmızı ve beyaz olmak üzere iki tipi vardır. Damarları oldukça kalın, yaprak katları ise çok sıkışık olan kırmızı lahananın yalnızca salata ve turşu yapılarak değerlen­dirilmesine karşılık, beyaz lahana en çok pişirilerek yenir, ayrıca turşusu da yapılır. Lahananın bileşiminde C vitamini, protein ve karbonhidratların yanı sıra kalsiyum, fos­for ve potasyum gibi bazı mineraller de bulunur.

Kaynak: www.msxlabs.org

Leave a Reply

  1. Zeytinyağlı Lahana Sarması

    […] 1 adet orta boy lahana […]

  2. Lahana Ograten

    […] çorba kaşığı un2 su bardağı süt2 adet yumurta tuz yeteri kadar karabiberHazırlanışı:Lahanayı ince kıyın. Yıkadıktan sonra kendi buharında haşlayıp süzün. Tereyağını tencerede […]

  3. En sağlıklı 10 kış besini

    […] Lahana Yılın her dönemi bulunan ve A, B6, C ve K vitaminleri yönünden zengin lahanaların, özellikle kışın kırmızı çeşitlerini tüketerek de, kalp ve damar hastalıklarına karşı korunmanın mümkün olduğunun altı çiziliyor. […]

  4. Lahana Çorbası Tarifi

    […] karanfil2 çorba kaşığı krema2 çorba kaşığı kasar peyniri rendelenmis tuzHazırlanışı:Lahanayı yapraklara ayırarak yıkayalım. Zar şeklinde doğradıktan sonra bir taşım […]

  5. Borç Çorbası

    […] 200 gr. lahana […]

  6. Kapuska

    […] Lahana ile yapılan en bilinen yemeklerden biridir kapuska. Seveni olduğu kadar sevmeyini de (Kimisi kokusunu tadını sevmez) olan kapuska her ne kadar Türk mutfağının yemeği sayılsa da, orijinali Rus mutfağına dayanan lahanalı bir yemektir. Kapuska kelimesi de Rusça’da lahana anlamına gelir. Türk mutfağında kapuska et ve lahananın bir çeşit “yahni” olarak pişilirmesiyle yapılır. Sulu bir sebze yemeğidir, lahana ve et dışında, bol sulu oluşuyla birçok sebze yemeğinden farklıdır. Acılı bir kapuska tarifiyle kapuska yemeğini daha yakından tanıyalım: […]