İstanbul’da pideciden bol bir şey yok, ama Taksim’in göbeğindeki Şimşek Pide Salonu’nun kalbimizdeki yeri çok başka. 1974’ten beri sadece pide yapan mekanda, ince uzun Bafra pidesinden yuvarlak, üstü açık Rize pidesine kadar envai çeşit mevcut. Bizim klasik tercihimiz ise az ve öz malzemeli Rize pidesi.

Şimşek’te pidenizi paketlettirip eve de götürebilirsiniz ama bizim tavsiyemiz, lokantanın Taksim’in curcunasından korunaklı, sessiz ve güneşli bir sokağa kurulu masalarından birine oturup, fırından yeni çıkmış pidenizi üzerinde dumanlar tüterken mideye indirmeniz. Yanında da kendi imalatları, Balıkesir yoğurdundan yapılmış bir bardak soğuk ayran!

‘İmansız peyniri’
Şimşek’te pideler baklavalık undan yapılıyor. Usta, hamuru ince ve uzun bir şekilde açtıktan sonra kenarlarını içine katlayarak kalınlaştırıyor ve üzerine Trabzon’dan gelen yağsız ‘imansız peyniri’nden rendeliyor. Daha sonra ise malzemeleri ekliyor: sucuk, kıyma, pastırma, kavurma, domates, biber… Hatta eğer isterseniz fırına atmadan üzerine bir yumurta bile kırıyor. Biz söz konusu pide olunca az ve öz malzemeden yanayız.

Öldürücü vuruş
Pide fırından çıktığında kenarları güzelce kızarmış, ortası ise nemli ve yumuşak oluyor-aynı harika bir İtalyan pizzası gibi! Öldürücü vuruş ise pidenin üstünde eritilen tereyağı oluyor. Tereyağının miktarı konusunda biraz muhafazakar davranmanızı önersek de ustanın yorumuna da katılmadan edemiyoruz: “Tereyağsız pide olmaz!

Kıymalı, peynirli pide 8 TL. Kuşbaşı, kavurmalı, pastırmalı pide 12 TL.

Ansel Mullins – Yigal Schleifer

Kaynak: Radikal Gazetesi

Leave a Reply