Mutfakların Başrol Oyuncusu: Domates

Mutfaklarımızın vazgeçilmez malzemelerinden biri olan domates, salata ve yemeklerin baş tacıdır. Mevsiminde taze olarak tüketilen, mevsim dışında ise salçası ve konservesi ile sofralarımızı süsleyen bu muhteşem sebze, mutfakların ana malzemesi olarak kabul edilir. Ayrıca domates suyu ile birbirinden lezzetli kokteyller hazırlayabilirsiniz.

Domates, 19. yüzyılın sonlarında İspanyollar aracılığıyla Avrupa’ya tanıtılmış ve o günden bu yana dünya mutfağının vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Domatesin anavatanı Orta Amerika’dır. Bu otsu bitkinin gövdesi yumuşak ve küçük dallıdır, yaprakları tüylüdür. Bizler domatesi genellikle sebzeler arasında sınıflandırsak da botanik olarak domates bir meyve olarak kabul edilir.

Domatesin sağlığımıza birçok faydası vardır. Uzun yıllar zehirli olduğuna inanılan domatesin faydaları yeni yeni keşfedilmeye başlanmıştır. Domates neredeyse tamamen sudan oluşmasına rağmen, vitamin ve mineral açısından oldukça zengindir. Bir domates, günlük C vitamini ihtiyacının %50’sinden fazlasını karşılar. Çiğ olarak tüketildiğinde vücudu kükürt, fosfor ve organik sodyum ile besler. Domates, beta-karoten, C ve E vitaminleri ile çinko içerir. Bu antioksidanlar, bağışıklık sistemini güçlendirerek göz ve kalp hastalıklarına karşı koruma sağlarlar.

Domatesi yeşil olarak yemek önerilmez çünkü olgunlaşmamış domateslerde bulunan ve zararlı bir madde olan solanin, olgunlaşma sürecinde kaybolur. En iyi domatesler genellikle kokulu ve yuvarlak formludur. Güneşte olgunlaşan domatesler, daha fazla likopen içerdikleri için daha faydalıdır ve serada yetiştirilenlere göre daha lezzetli ve tatlıdırlar.

Domates, mutfaklarımızda birçok yemeğin temelini oluştururken, sağlığımız için de birçok yararlı özelliğe sahiptir. Sofralarımızı süsleyen bu muhteşem sebze, hem lezzeti hem de sağlığa katkıları ile gerçekten de mutfakların başrol oyuncusudur. Afiyet olsun!