Türk mutfağının en özel lezzetlerinden pastırma, eski çağların göçebe Türk kültüründe et saklama yöntemi olarak yararlanılmış özel bir yiyecek. Anadolu’ya yerleşen Türkler, hem geniş hayvan sürüleri için bereketli otlaklara kavuşmuş hem de bir tür kuru et konservesi olarak da nitelendirilen pastırmanın üretim yöntemlerinin geliştirilmesini sağlamış. Günümüzde ise Orta Anadolu’da öncelikle Kayseri başta olmak üzere, Kastamonu,…

Kuşkusuz bu yaz da en çok ilgi çeken tatil kasabalarından biri olmaya aday Alaçatı, lezzet meraklılarının ilgi merkezi olmaya da devam ediyor. Hele son yıllarda açılan ve Batı’daki karşılıkları ‘fine-dining’ olan restoranların sayısının yavaş yavaş artması, kasabanın havasını daha da yükselteceğe benziyor. Salyangoz’da kaliteli yemek Bilen bilir, Alaçatı’daki mekânları son yıllarda ikiye ayırıyorum. Öncelikli hedefi…

Son günlerde en sık karşılaştığımız sorular arasında ‘iyi balıkçı lokantası hangisidir?’ sorusu da yer alıyor. Birkaç yazdır, Bodrum-Gümüşlük, Ayvalık-Cunda gibi özellikle yeni açılmış bazı balıkçı restoranlarında karşılaştığımız ‘esintiler’ arasında deniz ürünlerine kebap muamelesi yapılması hayli ‘moda’… Pek de memnun olmuyoruz açıkçası. Bu yazın başında da Bodrum’un şirin balıkçı köyü Gümüşlük’te karşılaştık ‘deniz kebapları’ ile… Tamam,…

Anadolu’da geleneksel meyhane sayısı hızla azaldığı için, meze çeşitleri de doğal olarak bir bir kaybolup gidiyor. Eskiden İstanbul, deyim yerindeyse meze kültürünün başkenti sayılırmış; şimdiyse tartışılır… Baharla beraber yeniden hareketlenecek olan sahil kasabalarıdır mezenin umudu, bir de canım Antakya… Meze ile ilgili dilimizde ne çok hikaye ve anı var… Örneğin, Neyzen Tevfik’e sormuşlar: ‘Razakı (üzüm…

Malzemeler: 50 adet taze midye, 1 su bardağı kırmızı veya beyaz şarap, 2 bardak su, 3 çorba kaşığı zeytinyağı. Mevsiminde toplanmış olgun, kabuğu soyulmuş, kırmızı domatesler veya yeterince domates salçası, karabiber, maydanoz. Hazırlanışı: Midyeleri iyice yıkayın. Varsa kumlarını kazıyın ve bir tencereye midyeleri yerleştirin. Üzerine şarabı ve suyu ekleyin. Yüksek ateşte, tencerenin kapağı kapalı olarak…

İtalyanlar için bilumum makarna ve unlu mamulün adı ‘pasta’dır. Fransa’da pişirilen hamura ya da bulamaca da ‘pasta’ denir. Bizim dilimizdeki ‘pasta’ sözcüğü ise, Osmanlı’nın son döneminden kalan diplomatik dilin yani Fransızca’nın bir uzantısıdır. Türkçe’de yabancı bir sözcüğün (kullanımdan kaynaklı) başına gelenlerden, ‘pasta’ da payına düşeni almıştır. Örneğin bizde ‘yaş’ ve ‘kuru’ diye iki türü vardır…

Evliya Çelebi keşfettiği yerlerde yalnızca gördüklerini, duyduklarını değil, tattıklarını da anlatırdı. Onun ünlü gezi kitabında geçen yemekleri, araştırmacı Marianna Yerasimos ‘Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Yemek Kültürü‘ adlı kitapta anlatıyor. Ne zaman dönüp dönüp okusam aynı karara varıyorum… ‘İyi ki Evliya Çelebi var…’ Evliya Çelebi, 1631’de İstanbul’dan başladığı ve 51 yıl süren günümüz Anadolu’sundan Osmanlı coğrafyasına kadar…

Gazeteci-yazar Nedim Atilla Gastrobosphorus Patisserie Competition yarışmasını kaleme aldı… ‘Gastrobosphorus Patisserie’ adlı yarışmada, Türkiye’nin tatlıcı ve pastacıları yarıştı. Anlaşılan o ki, tatlı gelenek ve göreneğimizi gelecek yüzyıllara taşımadaki kararlılığa sahip birçok kişi var. Yeniçerilerin padişaha başkaldırmaya-caklarına, bir daha ayaklanmayacaklarına dair verdikleri sözden, yani bir ‘akit’ten adını alan ve balla tatlandırılmış bir lezzet olan ‘akide şekeri’,…

İftarın da sahurun da epey ‘renkli’ geçtiği bir zamanlar, sofraların olmazsa olmazı böreklermiş. Ramazan en çok börekçi esnafını güldürür; iftar için börek yetiştiremeyen esnaf alay konusu edilirmiş. En çok tavuklu ve keklikli börek tüketilirmiş… Böreğin izinde eski Ramazanlara bir yolculuğa çıktık. ‘Esrarlı Şark’… 16, 17 ve 18. yüzyıllarda, İstanbul’a ya da Anadolu kıyılarına yapılan seyahatleri…

‘Bahçelere geldi bahar / Yeşil halı serdi bahar / Gel dedim gelmedi yar…’ İhsan Tafralı’nın derlediği bu Kars-Azeri türküsü, bahar aylarının insanın içine coşku veren güzelliğini anlatmak için söylenmiş gibidir. Bahar sadece içimize değil, sofralara da coşku katar. İşte, Ege başta olmak üzere Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden ‘doğanın kendiliğinden biten’ otlarıyla yapılan, lezzetli tatlar… Aslında Anadolu…