Sarı votka, Zakuski ve “ne olacak bu memleketin hali”… Güzel bir Rejans akşamı buzu üzerinde sarı votka ile başlar, ona klasik Zakuski ve dostlarınızla sohbetin en keyiflisi eşlik eder.
Dostlarınızla keyifli bir akşam geçirmek istiyorsunuz. Güzel bir yemek, özel bir içki ve farklı bir atmosfer… Atmosfer önemli: Öyle “bütün eller havaya” olmasın, rahat rahat sohbet edebilelim ama sohbetimizi bölmeyen kaliteli bir müzik de kulağımızı okşasın, diyorsunuz. İçki ve eşlikçileri sıradan olmasın, mekanın ruhunu yansıtsın, diye düşünüyorsunuz. Aslında çok şey istemiyorsunuz, siz Rejans’ı tarif ediyorsunuz. Öyleyse, biz de Rejans’ta sizleri nelerin beklediğini biraz anlatalım.
Kısa bir Beyoğlu yürüyüşünün ardından, Rejans’a attığınız ilk adımda farklı bir dünyaya girdiğinizi hissetmeye başlıyorsunuz. Masanıza yerleştiğinizde, uzaktan buz gibi sarı votkanın ruhunuzun derinliklerine doğru ilerleyişini izliyorsunuz. Buzu üzerinde şık kadehlerle servis edilen sarı votka, bir yandan içinizi ısıtırken, bir yandan da sizi zaman içinde büyülü bir yolculuğa çıkarıyor. Rus aristokrasisinden Türk entelijansiyasına, sarı votkanın keyfini sürenlerden artık hiç bir farkınız yok.
Size bu büyülü yolculuğunuzda dostlarınız eşlik ediyor, peki ya sarı votkanın eşlikçileri kimler? Yanıt Rejans’ta: Klasik Zakuski… Yani tarama, olivye, patlıcan salatası, Rus lahana salatası, marine salatalık, havuç salatası ve acuka… Hepsi, sarı votkanın vazgeçilmez dostları…
Her kadeh keyfinizi biraz daha artırıyor, sohbet giderek koyulaşıyor. Gözünüz bir yandan başka masalara giden vişneli, kızılcıklı, biberli / limonlu votkalara da takılıyor ama sarı votkanın dayanılmaz cazibesinden kendinizi alamıyorsunuz. Devam, diyorsunuz, ötekiler bir dahaki Rejans akşamına…
Ana yemekler söylendiğinde, sohbet de en keyifli noktasına ulaşıyor: “Ne olacak bu memleketin hali!”
- Arkadaşına Gönder
- PDF Sayfasını İndir
- Yazıcı Dostu Görünüm
- Yorumlar RSS Beslemesi
- Son Güncelleme : 28 Haziran 2010




