Tolunay Sandıkcıoğlu Kış gelse de içsem diye beklediğim bir boza vardır, bir de salep… Ne yazık ki bu tatlar da zamanın hızına yenilenler arasına giriyor yavaş yavaş. İstanbul’da Vefa, Ankara’da Akman, Eskişehir’de Karakedi bozacıları dirense de bozayı içen değil neredeyse bilen bile kalmadı. Salepse çoktan çay- kahve ikilisine yenik düşerek eski pastanelerin nostaljik ürünleri arasına…

13. yüzyıldan günümüze kalan en güzel tat güllaç. Gelin birlikte güllacın tarihi, Osmanlı mutfağında nasıl kullanıldı öğrenelim. Zar gibi incecik nişastalı yufkaların “güllü aş”a dönüşmesidir güllaç… Arasına döşenen ceviziyle, üzerine serpilen gül suyuyla, süslemek için seriliveren nar taneleriyle Ramazan’ın en özel lezzetlerinden biridir. Yapımı temelde basittir: Güllaç yapraklarını al, ılık şekerli sütle ıslat, arasına ceviz…

“El âlemin karısı kavun-karpuz aşerir, bizimki tarçınlı akide şekeri, hey Allah’ım yaa!” Bir yıl önceki hamileliğim sırasında, kendisinden akide şekeri isteyince aynen bu cümleyi kurmuştu eşim. Akide ile ilgili bir yazı yazarken aklıma başka nasıl bir giriş gelebilirdi ki? Akide demek hatıralar demek, akide demek gittikçe büyüyen bir tebessüm demek, akide demek çocukluk günlerine geri…

Yerel adıyla bir “muhlama” anısı 2009 Ekim’i… Bir proje için ekip olarak Balkanlardaydık. Makedonya, Arnavutluk derken beşülkeyi dolaşmış, çekimler yapıp veri toplamıştık. Balkanların her bir köşesinde ayrı güzellikte yapılan o leziz börekleri, binbir çeşit köfteleri ve güzelim tatlıları yiyor, mutlu mesut bir seyahat yaşıyorduk. Doğa harikası gölüyle ünlü Ohri kasabasına gitmiştik. Sabah kahvaltısı için çarşıya…

Birliktir, beraberliktir Ramazan. Aile büyükleriyle eski günleri konuşmak, eş dostla yeniden görüşmektir. Sıcacık bir pideyi bölüp bir parçasını hemen yanı başındakine uzatmaktır. Huşûyla oturduğumuz sofradaki bekleyiş, kulaklarımıza dolan ezan sesidir… Ramazan geldi, hoş geldi; âdetleri değişti de geldi Bir Ramazan daha geldi gelmesine, ama değişen dünyaya ayak uydurarak geldi. Hani büyüklerimizden duyduğumuz “Nerede o eski…

“Çalışan biri olarak güne nasıl başlıyorsunuz? Dikte edilen güne uyanıp toplantılarınıza uygun görülmüş kıyafetleri giyiyor, canınız şöyle güzel bir kahvaltı yapmak istediği halde koyu ve sert bir kahveyle uykusuz görüntüyü silmek için zifte benzer bir sıvıyı mideye indiriyor, hiçbir zaman huzurlu ve sakin bir ruh haliyle binemediğiniz toplu taşıma araçlarına koşuyor, sizin olmayan bir kimliğe…

Çikolata her zaman lezzete uzanan yolun başlangıcıdır benim için… Mutluluğun, hazzın, sebebi, “halet-i ruhiye”min tebessümüdür. Ehlikeyf’in bu sayısı “çikolatalı lezzetler” olunca istedim ki, oğlumla kızımın en sevdiği tarifler olsun. Derledim, topladım, yazdım. Afiyet, bal, şeker olsun; damağınızda erisin, dimağınızda kalsın. Çikolatalı markiz (marquise) 250 gr. siyah çikolatayı küçük parçalar halinde kırıp üzerini kapatın. Benmari usulü…