Aile Sofrası

0
130
aile sofrası

Yepyeni bir kitapla birlikteyiz, bu sefer bir tarif kitabıyla. 1800 Yılların başlarında yazılmış bir kitaptan alıntı yapan önsözü ile beni benden alan, yazıldığı yıllarda yaşamamış olsam da içindeki tarifler baz alındığında yıllarının ötesinde. İlk basımı 1970 yılı benim elimdeki baskı ise 1978 yılına ait. Adı yazının başlığından da anlayacağınız üzere ‘Aile Sofrası’ Red house serisi kitaplardan Türkçeye çevrilmiş.

Bana sorarsanız o bildiğimiz yemek kitaplarından değil. Yazım dili şimdilerde okununca son derece mizahi, kullanılan mutfak terimleri ve tariflerin anlatılışıyla sıradan bir roman okur edayla, sürükleyici şekilde eğlenerek okuyup bitirebilirsiniz.

Kitapta -Kahvaltı için değişik tarifler -Ezme ve mezeler, -Serinletici içkiler, –Çorbalar,-Salatalar, -Karışımlar,  -Ekmekler,  -Baş yemekler,  -Sebzeler,  -Tartlar, -Tatlılar, -Kekler, Kurabiyeler, Şekerlemeler, Reçeller bulunmakta. Karışımlar başlığı altında yine çeşitli tatlı tarifleri var. Aslını isterseniz size tek tek bütün tarif başlıklarını yazmak isterdim. Mutfağa biraz olsun ilgi duyuyorsanız bu kitap içerisindeki tariflerin sizleri de en az benim kadar heyecanlandıracağına inanıyorum. Öylesine mutlu oluyorsunuz ki tarifleri okurken yumurtayı çırparken kaç kez karıştıracağınız bile yazıyor. Çırpmak sözcüğü yerine vurmak deyişi kullanılıyor. ‘Süt, yumurta, vanilya katılarak 300 defa vurulur.’ Gibi.

Kolay brownie’den portakallı kremaya, böf bourguignonne’dan Tavuk caccıatore’a her şey var kitapta.

Gelelim kitabın beni oldukça güldüren alıntı faydalı bilgisine;

BİR KOCA NASIL PİŞİRİLİR!

Kocaların çoğu pişirilme sürecinde yanlış işlem gördüklerinden yumuşaklıklarını ve iyi niteliklerini kaybederek bozulurlar. Gerçek odur ki bazı kadınlar onları sıcak suda haşlayarak, bazıları ilgisizlikleri ile dondurarak, bazıları da basıp, ezip turşusunu kurarak ve yine kimileri de savurganca harcayarak bozulmalarına neden olurlar

Özenilerek hazırlanan her kocanın iyi ve yumuşak olacağı söylenemez. Ancak iyi pişirilenin gerçekten tadına doyum olmaz.

Koca seçiminde ne lüferin alımındaki gümüş pırıltısı, ne barbunyanın altın yaldız görünümü geçerlidir. Bunun için çarşı pazar dolaşmaya da gerek yoktur. Genellikle en iyileri kapınızın önüne gelenlerdir. Beğeninin kişisel olduğunu düşünerek koca seçimini yalnızca kendiniz yapınız. Kendiniz sabırla pişiremeyecekseniz almaktan vazgeçiniz.

Kocayı pişirmek için en iyisi porselen bir kap ise de, elinizde toprak çanaktan başkası yoksa özenle kullanıldığında aynı işi görebilir. Kocalar da karides ve ıstakoz gibi canlı canlı pişirilirler. Bazen pişerken tencerenin dışına taşıp yanabilirler ya da kenarları sertleşerek kabuk tutabilirler. Onları tencerelerinde tutmak için <<görev duygusu>> adlı zayıf iplikten çok <<huzur>> adlı sağlam sicimle sıkı sıkıya bağlamalıdır.

Sevgi, sıcaklık ve neşeden oluşan sürekli bir ateş yakılır. Kişiliğine uygun bir ısıya ayarlanarak ateşe oturtulur.

Köpürerek taşması halinde kaygılanmamalıdır. Pek çoğu iyice pişinceye kadar sık sık köpürebilir.

Özellikle sirke ve karabiber yerine tadıcıların öpücük adı altında sattıkları şekerden biraz konulabilir. Tadına bakarken, hoşgörü, iyimserlik ve neşe benzeri baharattan birer tutam katmanız önerilir. Ancak bunlar diğer baharat gibi azar azar ve dikkatlice kullanılmalıdır. Fazla yayılmasını ve kabın dibine oturarak işe yaramaz hale gelmesini önlemek için arada bir hafifçe karıştırılmalıdır. Kıvama geldiğini anlamamak olanaksızdır.

Böyle pişirildiği zaman size çok uygun ve sindirilmesi kolay olacaktır. Dikkatsizlik nedeniyle ev ateşini soğutmazsanız, bozulmadan istediğiniz süre dayanır. Bu yolla hazırlanmış koca mutlu bir ömür boyunca tadını korur.

(Bu yazı 1800 yıllarında basılmış bir yemek kitabının önsözünden çevrilmiştir.)

Merve Dorudoğan Öztaş

Merve Dorudoğan Öztaş

Yiyecek-içecek okur-yazarı!
Merve Dorudoğan Öztaş

Merve Dorudoğan Öztaş son yazılar (Tümünü görüntüle)

loading...

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER