Sakızlı sütlaç, Ege otları, kayakoruklu pilavı… İstanbul’un en iddialı Ege restoranlarından olan Maria’nın Bahçesi tüm bu lezzetleriyle, Etiler’de şube açtı. Bir evi andıran mekan, kısa sürede Boğaz’daki balık restoranlarının bile pabucunu dama atmayı başardı.

İstanbul’da iddialı bir Ege restoranı… Maria’nın Bahçesi’nden bahsediyorum… 2004’te başlamıştı serüveni. 2005’te Küçükyalı’da yeni yerine taşındığında, o dönem kilometrelerce yol yapıp Küçükyalı’ya gitme sebebimiz haline gelmişti. Ardından Alaçatı’da bir şube açarak rüştünü yeniden ispatladı. Tatilcilerin de keşfetmesinin ardından Maria’nın Bahçesi’ni artık bilmeyen kalmamıştı. Ve bu şirin Ege restoranı şimdi İstanbul’un merkezine kadar geldi. Etiler’de, Akmerkez’in karşısında yeni bir şube açtı. Ve açılır açılmaz da Boğaz’daki pek çok balık restoranının pabucunu dama atmayı başardı. Etiler’deki yeri bir villa. Dekorasyonu, süslemeleri tam bir yazlık evi andırıyor.

Kapıdan içeri adımınızı attığınız an kendinizi tatilde, şirin bir Ege kasabasında yemeğe gelmiş gibi hissediyorsunuz. Maria’nın Bahçesi deyince akla ilk olarak Ege otları ve deniz mahsulleri gelir. Burada da kaide değişmemiş; otlar ve deniz ürünleri mönüde başrolü almış. Ama Etiler şubesinin en önemli farkı, kuşkusuz, öğlen çıkardıkları ev yemekleri. İzmir köftesi, kayakoruklu pilavı, renkli dolmalar, sakızlı sütlaç gibi lezzetler öğlen mönülerinde karşınıza çıkıyor. Akşam ise klasik Maria’nın Bahçesi mönüsü oluyor. Ege otları, zeytinyağlılar, moule marine, ıstakoz, peygamber balıkları, balık çorbaları mönüden sadece birkaç örnek. Ne mi yemeli? Seçmek o kadar zor ki, en iyisi ortaya karışık mezelerden söylemek. Elbette tatlı için de yer bırakmayı ihmal etmemek…

Burcu Aldinç

Kaynak: Sabah Gazetesi