Kumkapı’da “Rakı Balık” keyfi

0
1217

Kumkapı’nın hemen girişinde, sıra sıra meyhanelerin, balık lokantalarının arasından sıyrılan bir mekan Rakı Balık. Erdem Aykurt işin başında. İşinin hakkını da veriyor doğrusu

Kumkapı, hiçbir zaman yakından takip ettiğim, sık sık gittiğim bir yer olmadı benim için. Yazıya olumsuz bir cümleyle girmiş gibi oldum ama devamını güzel getireceğim, söz. Yıllardır turistik diye yaftalanan -ki doğruluk payı yüksek- ama son dönemde yerli müdavimlere de kapısını açan, giderek güzelleşen, derli-toplu bir hal alan bu güngörmüş semtte başka bir eğlence dönüyor her gece. Rakı Balık Lokantası, semtin samimi, nezih mekanlarından biri. Tren yolunun altından geçip sağlı, sollu lokantaların dizildiği caddeye attığınızda adımınızı, başka bir dünya karşılıyor sizi. Işıl ışıl tabelaların altında, bir koşuşturmacadır, bir telaştır gidiyor. Herkes vakt-i kerahate hazırlanıyor ne de olsa!

Özellikle deniz mahsüllü mezeler başarılı
Daha güneş batmadan oturuyorum dostlarla masaya. Karnım da kurt gibi aç. Mezelerle başlıyoruz. Çiroz, hem kuru hem biraz fazla tuzlu. Bu devirde iyi çiroz bulmak kolay değil, malum. Patlıcan salatası, orta karar. Üzmüyor ama ağızda da önemli bir tat bırakmıyor. Tıpkı ahtapot salatası gibi. İspir fasulyesinden ılık pilakiyse şeker gibi, insanın yedikçe yiyesi geliyor. Keza uskumru ve palamut marine’le lakerda da öyle.

Mezelere, Erdem Bey’in hoş sohbetini katık ediyoruz. Rizeli bir delikanlı Erdem Bey. En alttan; bulaşıkçılıktan gelme olduğunu anlatıyor gururla. Komilik, garsonluk, şef garsonluk derken işletmecilikten ortaklığa, oradan da mekan sahipliğine kadar uzanmış. Özü sözü bir, samimi, genç de. Frekansımız tutuyor.

Esasında tavası güzel ama…
Ara sıcaklarda sıra… Kalamarları, taze belli. Tavası yağ çekmemiş, iyi. Ardından kalamar dolmadan tadıyoruz. Bir parça fazla pişirilmiş, kurumuş. Malum, palamut mevsimindeyiz. Palamudu güveçte sunuyor Erdem Bey, “Tavasını her yerde yersin” diyerek. Tabii ki palamut tavayla başka bir şey boy ölçüşemez ama bu da lezzetli. Israrlara uyarak fener kavurma ve tekir tava da yiyoruz. İkisi de iyi pişirilmiş, içleri sulu kalmış, başarılı.

Tatlıya yer kalmadı ama ısrarlar dinmiyor. Bir balık lokantasının, meyhanenin olmazsa olmazı fırında helvaya ballı muz aynı anda geliyor masaya. Damağımız daha da şenleniyor.

Son söz yerine
Yılların verdiği deneyim her adımda hissediliyor lokantada. Garsonlar efendi, işinin ehli, aşçıbaşı da öyle, belli. Dört kata yayılan Rakı Balık’ın özel gruplar için bir mahzeni, bir de terası var. Sonbahar yağmurları aşlamadandenerseniz, pişman olmazsınız, benden söylemesi.

Fiyatlar üzmüyor
Yedik, içtik. Fiyatları vermeye geldi sıra. Mezelerin tabağı 5 TL’den başlıyor. Deniz mahsüllü olanlarda fiyat yükseliyor. Lakerdanın ederi 10, ahtapot ve çiroz 20 TL. Ara sıcaklar, 20 TL civarında. Balıkların çoğu kiloyla satılıyor. Dil, 30, levrek, 80, böceğin kilosuyla 150 TL’den gidiyor bugünlerde. Tekir tavanın ederiyse 25 TL. Ballı muzla fırında tahin helvası, 10 TL’den sunuluyor.

U. Kaan Altın

Kaynak: Milliyet Cadde

Gurme Rehberi

Gurme Rehberi

Türkiye'nin En Kapsamlı Yeme - İçme Rehberi. Dikkat! Yüksek oranda yemek aşkı içerir❤ Karın guruldamalarından #gurmerehberi bizzat mesuldur
Gurme Rehberi
loading...

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER