Fransız Mutfağı‘na benzeyen yerel mutfağı yanında pek çok uluslararası mutfağın başarılı temsilcilerinin bulunduğu Brüksel’de Michelin yıldızlı restoran sayısı da otuzlarda. Brüksel’in gri bulutlu havasında iyi yemek, hem yerleşikler hem iş için gelenler içi hayatın olmazsa olması ve kente ziyaretin en çekici ödüllerinden. Brükselliler Fransızlar’a göre yemeklerin sunumuna daha az odaklanıyor. ‘Moules frites’ denen, genellikle tencere içinde şarap sosunda denizci usulü pişirilen ve tek bir restoranda bile envai aroma ve soslu çeşidi bulunan midye ve patates kızartması en ünlü yemeklerinden. Patates kızartması çifte kızartılıyor ve o kadar ünlü ki, kapısında kuyruklar olan patatesçiler var.
Ama tabii asıl mevsimi İngilizce’de ‘-ber’ ile biten aylar. Yani eylül, ekim, kasım ve aralık. ‘Witloof’ denen meşhur Belçika hindibası pek çok yemekte kullanılıyor. Mesala bir taşla iki kuş vurmak için patatesli ve sebzeli bir yemek olan kimi zaman arzu edilen etle servis edilen ‘Stoemp van witloof’ deneyebilirsiniz.
Bulyon sosunda sebze ve patatesle pişmiş tavuk veya balıktan oluşan ‘Waterzoi’, servis öncesinde yumurta ve limon suyuyla terbiye edilen lezzetli bir sulu yemek. Ve tabii bira ülkesinde biralı yemekler de sofraların baş tacı. Pek çok restoran menüsünde karşılaşacağınız ‘Carbonades flamandes’ hafif tatlı bira sosunda, kırmızı erik eklenerek pişirilmiş dana eti.

‘Asperges à la flamande’ ise maydanoz ve yumurta ilaveli servis edilen üzerine tereyağı ilave edilen kuşkunmaz yemeği. Midye yanında diğer deniz ürünlerinin de başarılı örneklerini bulacağınız balık ağırlıklı restoranlarda yağda kızartılmış maydanozla servis edilmesi gelenek olan karides kroketleri de giriş yemeklerinin başında.

Leave a Reply